Başkanın Mesajı

Değerli Hissedarlarımız, İş Ortaklarımız ve Çalışma Arkadaşlarımız,

2017 yılında ekonomiyi canlandırmak için alınan tedbirler bir yandan harcamaları artırırken diğer yandan vergi gelirlerini azaltarak bütçe açığının yükselmesine neden oldu. Yılın ortalarına kadar artarak devam eden bu durum yılın ikinci yarısında ekonominin beklenenden hızlı büyümesiyle birlikte olumlu gelişme gösterse bile hedefi oldukça aşan bir bütçe açığıyla dönemin kapanmasına yol açtı. Ekonomide geçen yıl yakalanan bu %7,4’lük hızlı büyümenin bu yıl da devam etmesi ne yazık ki çok kolay görünmüyor. Piyasadaki fonların büyük bölümünün kamu tarafından çekilmesi durumunda ise özel sektöre daha az kaynak kalmasıyla birlikte daha yüksek faiz ödenmesi doğal bir sonuç olarak karşımıza çıkacaktır. Bu gelişmenin de yatırımları azaltarak büyümenin giderek yavaşlamasına neden olabilmesi kuvvetle muhtemeldir.

GTB tarafından açıklanan verilere göre 2017 yılının, dış ticarette son yıllarda yaşanan gerilemenin nihayet durduğu ve bir toparlanma yılı olduğu belirtildi. Buna karşılık, dış ticaret açığının tekrar artmaya başlamasının ve bunun aynen cari açığa yansımasının pek de iyiye işaret olmadığı söylenebilir.

2017 enflasyon hedefinin 2002 yılından bu yana ilk defa bu kadar yüksek bir sapma ile aşıldığını görüyoruz. Oldukça dalgalı bir seyir izleyen tüketici enflasyonu Ağustos ayından itibaren yükselişe geçerek döviz kurlarındaki Eylül-Kasım arasında yaşanan yeni bir artışın da devreye girmesiyle yüzde 13'lere kadar tırmanmıştı. Baz etkisinin olumluya dönmesiyle birlikte Aralık ayında yaşanan düşüş sonucunda ise, 2017 yılının yine de hedefin iki katından fazla olarak yüzde 11,92 bir enflasyonla kapandığı görüldü.

2018 yılı için planlanan yüzde 5 hedefine ulaşılmasının ise çok kolay olacağını düşünmüyoruz. Zaten Merkez Bankası’nın yılın ilk ayında 1,32 puan daha yüksek bir tahminde bulunması da gösteriyor ki orta vadede enflasyon çift haneli rakamlarda seyretmeye devam edecektir.

Küresel ekonomiye bakıldığında başta ABD’nin merkez bankası FED olmak üzere gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının para politikasını yavaş yavaş sıkmakta oldukları görülüyor. Bu durum önümüzdeki dönemde yine küresel faizlerin yükseleceği anlamına geliyor. Gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını olumsuz etkileyen bu durum Türkiye için de risk unsuru taşıyor. Uluslararası piyasalara bakıldığında başta petrol ve doğal gaz olmak üzere emtia fiyatları artıyor ve bu da enflasyonun ibresini yine yukarı doğru çekiyor.

Dünya güçler dengesinde ABD ve AB zemin kaybeder gibi görünürken yatırım ve ticaret başta olmak üzere bir çok alanda Çin, Hindistan, Kore, Malezya gibi ülkeler küresel liderlik boşluğunu doldurma çabası içinde görünüyorlar. Çin ve ABD arasındaki gerginliklerin 2018 yılı boyunca süreceği ve bunun global ekonomiyi olumsuz yönde etkileyeceği de aşikardır.

Son yıllarda uluslararası müteahhitlik pazarına baktığımızda, buradaki küçülme küresel likidite daralması ve jeopolitik sorunların da etkisiyle yaşanan ekonomik belirsizlikten kaynaklanmaktaydı. 2014 ve 2016 yıllarında toplam yüzde 14 gerileme gösteren bu konjonktürde, 2017 yılında Türk müteahhitlik firmalarının yurt dışında gösterdiği performansın ise hem sayı hem de pazar payı olarak artması olumlu bir gelişmedir. Önümüzdeki dönemde büyüme ivmesinin yükseleceğini umuyoruz. Aynı şekilde Türkiye’nin maliyetleri yüksek de olsa hala dışarıdan finansman ve yatırım çekebiliyor olması da iyi bir göstergedir.

2018 yılında, yurt içinde devam eden projelerimize ilaveten katma değeri yüksek alanlarda daha büyük projeler geliştirmek iş planlarımızda yer alıyor. Toplam ciromuz içinde çok büyük bir paya sahip olan Nurol İnşaat'ın faaliyet sahasının yurt içi ve yurt dışında BAE, Suudi Arabistan, Libya, Cezayir, Fas ve Katar'dan, Gürcistan, Rusya, Türkmenistan, Özbekistan, Irak ve Afganistan'a kadar birçok farklı kıtada geniş bir coğrafyaya yayılmış birçok ülkeyi kapsadığını söyleyebiliriz. Uzak Doğu ve Güney Amerika’da araştırmalarımız devam etmekte olup Afrika Bölgesi’nde özellikle Sahra Altı Afrika ülkelerinin potansiyelleri de yakından takip edilmektedir.

NUROL HOLDİNG olarak amacımız her zaman en iyi kaliteyi en iyi verimlilikle üretebilmek ve bunun sürdürülebilir olmasıdır. Ayrıca sadece Türkiye’de değil tüm dünya pazarlarında söz sahibi olabilmek ve marka bilinirliliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Bunu her zaman olduğu gibi hissedarlarımızla birlikte iş ortaklarımız ve çalışma arkadaşlarımızın gayret ve desteğiyle başarabileceğimizin bilinci içindeyiz.

NUROL, inşaat ve taahhüt başta olmak üzere savunma ve imalat sanayi, teknoloji, gayrimenkul yatırım, enerji, turizm, madencilik, finans, ticaret ve hizmet sektörlerinde yurt içinde ve yurt dışında yapılanmış kırka yaklaşan iştirak, bağlı ortaklık, şube ve proje ortaklığı ile faaliyet göstermeye devam etmektedir. Grubun, 31 Aralık 2017 tarihi itibari ile konsolide aktif büyüklüğü yaklaşık 14 Milyar TL olup 2018 yılı sonu hedefi 15,8 Milyar TL olarak planlanmıştır. Gelişen piyasa ve ekonomik değişimlere paralel olarak sürdürülebilir büyüme odaklı stratejimiz doğrultusunda faaliyetlerini planlayan, koordine eden ve yürüten NUROL HOLDİNG, yurt içi ve yurt dışı projeleriyle bugün toplam 10.000’in üzerinde insan kaynağına, 4,56 milyar TL ciroya sahip olup, 2018 yılı sonunda cirosunu %20 artışla 6,3 Milyar TL'ye yükseltmeyi bütçelemiş bulunmaktadır.

NUROL AİLESİ olarak faaliyetlerimizi öncelikle etik değerlerimiz çerçevesinde hayata geçirme sorumluluğumuz olduğunun farkındayız. Şirketlerimizin ticari başarılarına odaklanırken toplumsal görevlerimizi yerine getirmek amacıyla kurduğumuz Vakfımız aracılığıyla eğitim başta olmak üzere kültür, sanat ve spora kadar birçok alanda gençlerimize fayda sağlayacak projeler desteklenmekte ve içinde yer almaya gayret edilmektedir. Doğal ve kültürel mirasımızı korumak amacıyla da yatırım yaptığımız bölgeler dahil ülke çapında çeşitli faaliyetlerde bulunulmaktadır.

Yurdumuzun kalkınmasına yarım asrı aşan bir süredir destek olan yatırımlarımızla, ülke ekonomisi ve istihdama yaptığımız katkılarla, sağladığımız döviz girdileriyle çağın niteliklerine uygun bir şekilde hizmetimizi artırma gayreti içindeyiz. Yurt dışında da karlı büyüme hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, evrensel değerlerden ödün vermeden ülkemizin adına layık bir şekilde başarılı projelerde yer almaya devam edeceğiz.

Çevreye ve insana duyduğumuz saygıyla sürdürdüğümüz bu uzun yolculukta başta Kurucu Ortaklarımız olmak üzere, özveriyle çalışarak birlik ve beraberliğimize katkıda bulunan Nurol Ailesi mensuplarına teşekkürlerimi sunuyor, barış, sağlık ve huzur dolu günler diliyorum.

Sevgi ve Saygılarımla,
Nurettin ÇARMIKLI
Yönetim Kurulu Başkanı

ÜST