
Geçtiğimiz dönem dünya piyasalarında küresel krizin etkilerinin giderilmesi yolunda gelişmiş ülkeler tarafından eş zamanlı olarak alınan önlemlerin etkisini göstermeye başladığı bir yıl olmuştur. Avrupa ülkelerindeki mevcut borç krizi ve bütçe açıkları Euro Bölgesi’ni, hatta tüm AB’yi etkisi altına almıştır. Uygulamaya koyulan teşvik paketlerine rağmen ABD ekonomisi özellikle perakende piyasalarında yaşanan doygunluk nedeniyle krizin etkilerinden henüz tam olarak kurtulabilmiş değildir. Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki son gelişmeler ve belirsizlikler de dünya piyasalarını olumsuz etkilemeye devam etmektedir.
Türkiye, bütün bu gelişmeler ve krizi yönetmekte gösterdiği başarılı politikalar sayesinde hem ekonomik hem de bölgesel açıdan daha stratejik bir önem kazanmıştır. Mali piyasalarda 2010 yılı ikinci yarısından itibaren umut verici makroekonomik göstergelerin ortaya çıkmasıyla toparlanma yönünde olumlu bir sürece girilmiştir. Bu açıdan bakıldığında gelecekte Türkiye artık Brezilya, Hindistan ve Çin gibi yükselmekte olan bir güç gibi kabul görecektir.
Ülkemizde seçim yılı olan 2011’de büyük bir değişim beklenmemekle beraber seçim sonrasındaki gelişmeler piyasaları etkileyecektir. Yılın üçüncü çeyreğinden itibaren hedeflenen büyüme, olağanüstü gelişmeler olmadığı takdirde sene sonunda %5’i biraz aşacaktır. Son yıllarda gıda fiyatlarında yaşanan artışlara rağmen enflasyon düşüşünü sürdürmekte olup, yıl sonunda %5-6 aralığında kalması tahmin edilmektedir. Cari açık önemli bir sorun olarak devam etmekte ve fiyat istikrarını düzenleyecek önlemlerin acilen alınması gerekmektedir.
Türkiye kısa ve orta vadede yabancılar açısından yeni yatırımların daha hızlı çekileceği bir ülke konumuna gelecektir. Bununla beraber, piyasada yer alan oyuncuların artmasıyla kar marjlarının daralacağı ve bu anlamda daha rekabetçi bir yıl yaşanacağı dikkate alınmalıdır. Küresel rekabet nedeniyle ortaya çıkan fırsatları iyi değerlendirmek ve riskleri başarıyla yönetmek, önümüzdeki dönem her zamankinden daha önemli olacaktır. Nurol Şirketler Topluluğu olarak kalitemizi korumak, verimli işlere odaklanmak ve maliyetlerimizi etkin şekilde kontrol etmek, öncelik vereceğimiz konular arasındadır. Her zaman olduğu gibi değerlerimize sahip çıkarak vizyonumuzu gerçekleştirmeye, insan kaynağına yatırım yapmaya ve sermaye yapımızı güçlü tutmaya önem vermekteyiz.
2000’li yılların ilk on yılını da geride bırakırken, yarım asırlık köklü şirket kültürümüz, tecrübeli kadrolarımız, yenilenen teknik altyapımız ve makina parkımız ile ülkemizde ve dünyanın birçok ülkesinde başarılı projelere imza atmaktayız. Nurol Holding çatısı altında bugün; inşaat ve taahhütten makina imalatına, savunma sanayiinden finansa, ticaretten enerjiye ve hizmet sektöründen turizme kadar bir çok sektörde 40’tan fazla kuruluş, iştirak ve proje ortaklıklarıyla, faaliyet sahası 20’den fazla ülkeyi kapsayacak şekilde varlığımızı sürdürmekteyiz. 2010 yılı faaliyetlerimiz sonucunda grubun aktif toplamı 2,3 milyar TL’ye ve konsolide cirosu 966 milyon TL’ye ulaşmış bulunmaktadır.
Nurol Şirketler Topluluğu olarak girişimlerimizi öncelikle inşaat, yatırım projeleri ve sanayi alanında yoğunlaştırırken, enerji ve yüksek teknoloji gibi gelişen alanları değerlendirmeye ve stratejik kararlar almaya özen gösteriyoruz. Sürdürülebilir büyüme hedefimiz doğrultusunda yerli ve yabancı iş ortaklıkları ile geçmişte olduğu gibi gelecekte de yeni pazar ve sektörlere girme kararlılığımız devam edecektir. Yeni dönemde piyasanın değişen ve gelişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde şirketlerin yönetiminde oluşturulan sinerji ile performans iyileştirmesi sağlanacaktır. Kurumsal yönetim süreçlerindeki yenilenme ile önümüzdeki dönemde verimliliğin daha da artacağını umuyoruz.
Dünya ülkelerine baktığımızda; geçtiğimiz dönemde karşılaşılan kriz koşulları, petrol gelirine sahip ve nispeten ekonomik yapısı liberallikten uzak olan Arap ve Kuzey Afrika ülkelerinde daha dikkatli davranılmasını zorunlu kılmaktadır. Suudi Arabistan ve Sahra Altı Afrikası gibi bölgeler, bizim Türk müteahhitleri olarak kültürel ve tarihsel açıdan yakın olduğumuz bir coğrafyadır ki, NUROL olarak da bu coğrafyadaki faaliyetimiz 30 yıl öncesine dayanmaktadır.
BAE’de ise Dubai’deki yatırımların ekonomik kriz neticesinde bir anda durması biz dahil bölgede çalışan tüm müteahhitleri çok olumsuz etkilemiş bulunmaktadır. Daha da önemlisi halen Libya’da yaşanmakta olan savaş durumunun, içinde Nurol’un da yer aldığı birçok Türk firması için çok büyük sıkıntılar getirdiği ortadadır. Tüm bu gelişmeler karşısında, BAE ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerinde faaliyetlerimizi genişleyen kapsamla sürdürme hedefimizi aynen korumaktayız. NUROL olarak bu ülkelerin süreçlerini çok iyi biliyoruz ve kriz öncesi 2 milyar doları aşmış olan bölgesel iş hacmimizi kısa zamanda tekrar yakalayacağımızı umuyoruz.
Türkiye’deki en önemli projemiz geçen yıl Eylül ayında imzalanan İzmir-Gebze Otoyol Projesi’dir. Yap – İşlet – Devret (YİD) modelli projemiz için özel şirketimiz kurulmuş ve hem mühendislik hem de finans süreçleri ile idari yapılanmalar çerçevesinde çalışmalarımız başlamıştır. Sözleşmemiz doğrultusunda 2011 yılı içinde yapım aşamalarına geçmeyi hedefliyoruz. Proje kapsamında İzmit Körfezi üzerinde orta açıklığı 1,7 km ve toplamı 3 km uzunlukta olan bir asma köprü ve 420 km’lik otoyol gerçekleştirilecektir.
Nurol İnşaat liderliğindeki uluslararası konsorsiyum tarafından yapımı sürdürülen, 45 milyon m³ gövde dolgusu ile Türkiye’nin en büyük ikinci barajı olacak ve 1.200 MW kurulu güç ile yıllık 3,83 GWH enerji üretecek olan Ilısu Barajı ve HES Projesi’nde ulaşım yolları, derivasyon tünelleri ve enerji üretim santrali kapsamındaki çalışmalarımız sürmektedir. Nurol Holding, şirket başarılarının yanında sosyal sorumluluğunun kendisine yüklediği görevleri layıkıyla yerine getirmeye özen göstermektedir. Başta eğitim olmak üzere, kültür, sanat, spor gibi alanların gelişmesine katkıda bulunmak için yapılanan Nurol Vakfımız aracılığıyla ve ailemizin yakın ilgi ve desteği ile toplumsal faaliyetlerini sürdürmektedir. Nurol; inşa ettiği okul, kütüphane, kongre ve sergi salonu gibi eğitim ve kültür merkezlerini milletine armağan etmiş ve eğitimde fırsat eşitliğinden mahrum kalan çok sayıda başarılı öğrenciye düzenli burs olanağı sağlamıştır.
Bugün, Nurol isminin yaşatılmasında emeği geçen ve birlikte bu yolculukta el ele yürüdüğümüz on binlerce çalışanımıza Çarmıklı Ailesi adına teşekkür ediyorum. Dünyanın dört bir coğrafyasına ulaşan yatırımlarımızla attığımız her imzada Nurol ruhu taşıyarak iyi ve kötü günde yanımızda yer alan personelimizin büyük katkısı vardır. Bugün aramızda olmayan ebediyete intikal etmiş mensuplarımıza da bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Yarım asırlık Nurol isminin bu büyük sorumluluğunu gelecek nesillerin de aynı etik değerleri koruyarak gururla sürdüreceğine inanıyorum.
Bu inançla, halkımıza, hissedarlarımıza, iş ortaklarımıza ve tüm personelimize teşekkürlerimi sunuyor, 2011 yılının ülkemize ve dünyamıza barış, sağlık ve başarı getirmesini diliyorum.
Sevgi ve Saygılarımla,
Nurettin ÇARMIKLI
Yönetim Kurulu Başkanı